musti's weblog

tail -n 10 -f /var/log/musti.log

Skip to: Content | Sidebar | Footer

Google kayışı kopardı

31 January, 2009 (16:56) | Internet | By: Mustafa Kutsal

Şu sıralarda Google’da yaptığımız tüm arama sonuçları için

This site may harm your computer. 

ibaresi çıkıyor.

Google Malfunctıon

Peki ne oldu?

Yanıtı Google Blog’da : http://googleblog.blogspot.com/2009/01/this-site-may-harm-your-computer-on.html 

 What happened? Very simply, human error.

Unfortunately (and here’s the human error), the URL of ‘/’ was mistakenly checked in as a value to the file and ‘/’ expands to all URLs. Fortunately, our on-call site reliability team found the problem quickly and reverted the file.

Peki ne oldu? Çok basit: insan hatası.

Malesef, Google’ın zararlı URL’leri sakladığı dosyada ‘/’ URL’i yanlışlıkla seçilmiş ki bu bütün URL’leri kapsıyor. Neyseki, site güvenilirlik ekibimiz sorunu hemen buldu ve düzeltti.

Hepsi Burada’nın müşteriyi eşşek yerine koyan yaklaşımı

28 January, 2009 (11:16) | Tüketici/Gadget | By: Mustafa Kutsal

Internet alışveriş sitelerinden zaman zaman ürün alıyorum.

Genellikle de HepsiBurada.com’u tercih ediyorum.

En sonra 18.01.2009 tarihinde bir siparişim oldu.  Ürün cep telefonu, yani bulunmayacak şey değil.

Normalde 3 işgünü içinde tedarik edip kargoyu çıkarmaları gerekiyor. Sitede de bu şekilde belirtilmiş.

Aradan 5 gün geçti, müşteri hizmetlerine yazdım. “Kusra bakmayın, 2 işgünü içinde tedarik ediyoruz” şeklinde yanıt geldi.

Neyse 2 gün daha bekledim.

Dün bir eposta aldım. Aynen yazıyorum.

Sn MUSTAFA KUTSAL AY,

Siparişinizdeki gecikmeden dolayı hesabınıza siparişinizdeki geciken ürünlerin puanı olan 27.540 ekstra puan eklenmiştir.Kazandığınız puanları 25.02.2009 “den itibaren hediye çekine dönüştürebilir ve siparişlerinizde kullanabilirsiniz.Siparişinizdeki gecikme nedeniyle tekrar özür dileriz.

Puanlarınızı görmek için tıklayınızç

Bu epostayı alınca benim ruh dünyamda şöyle bir yansıma oluştu.

Beni niye oyalıyorsun lan! Adam gibi stok tutsana, parasını vermişim, ürünü göndersene!

Aç köpek miyim lan ben. Bana puan verecekmiş…

Verecem ben sana puanı.

Bunun üzerine siparişimi iptal ettim ve hepsiburada.com ‘u asla bir daha kullanmayacağıma dair bir ileti gönderdim.

Zaten piyasadan yüksek satış yapan bir site, tek beklentim var. Zamanında ürünün gönderilmesi. 

Hadi bakalım ‘eşşek’lerden birini kaybettiniz, sıra geri kalanlarda…

İstanbul trafiğinde araç kullanma deneyimleri

3 January, 2009 (17:20) | Serbest | By: Mustafa Kutsal

Araç tanımları 

  • Boş taksinin arkasında, dolu taksinin önünde durulmaz.
    Boş taksi yavaş gider, hiç beklenmedik yerde, zınk diye durur. Dikkat ederseniz bu nedenle bütün taksilerin arka tamponları kırıktır.
    Sürekli olarak sağ şeridi işgal ederler, iki şerit yolları kapatırken, arkalarında biriken araçların oluşturduğu stresten bağımsız olarak sigara içer ve umursamaz gözlerle müşteri beklerler.
  • Hatlı minibüse şaka yapılmaz.
    Mümkün olduğunca arkasında durulmaz.
    Eğer iki şerit sıkışık ilerleyen bir yoldaysanız, sağ yanınızda minibüs varsa ve önünde yolu kapatan bir araç varsa muhtemelen üzerinize kıracak ve sizi sıkıştıracaktır. Ya bir an önce kafa çıkarın ya da bırakın geçsin.
  • Sarı dolmuş (Ford serisi) İstanbul trafiğindeki en tehlikeli yaratıktır.
    Asla ve asla şaka olmaz.
    Anormal süratlerle dehşet saçmalarına Taksim-Bakırköy hattında ya da Bağdat caddesinde rastlayabilirsiniz.
    Hafta sonu gece geç saatte Taksim’den Florya’ya gitmek üzere binildiğinde, varana kadar hayatınızı gözlerinizin önünden film şeridi gibi akıtan, size coşkun anlar yaşatan bir araçtır.
  • Halk otobüsleri genelde ağır aksak usûlde seyreden araçlardır.
    500 serisi olanları dışında zararlı değillerdir.
  • Hafif ticari araçlar
  • Servis araçları

Kahrolsun Bush, Yaşasın ‘Barrraaa’mın Obama’sının Amerika’sı!

16 December, 2008 (21:06) | Politika | By: Mustafa Kutsal

Irak yakıldı, yıkıldı.

5 yıldır taş üstünde taş kalmadı.

Gözyaşı kana karıştı.

Hepsinin suçlusu Bush!

Yerseniz…

* * *

Medyaya malzeme oldu, vaziyeti toparlama çalışması başladı.

At kafasına bir potin, tamam!

Gazeteci arkadaşımızın artık canına yetmiş, herhalde sabır taşlarını çatlatmış, şeytana fırlatmış taşı.

Helal olsun!

* * *

Irak’ta bir direniş var.

Terörist diyorlar ya hani? Vatanını, toprağını, canını, namusunu sömürgeci işgalci Amerikan postalından korumak isteyenler için.

Hatırladınız mı?

Hatırlamadıysanız, ben hatırlatayım.

Bundan yaklaşık bir asır önce Anadolu da işgal edilmişti. İstanbul Hükümeti fermanlar çıkarmış, Şeyhülislam’dan fetvalar alınmıştı: ”Anadolu’da terörist bazı oluşumlar var. Halkı isyana teşvik ediyor, işgal güçlerine zorluk çıkarıyor.”

Evet, evet. Hatırladınız.

Atatürk’ten bahsediyorum. Kuvva-ı Milliye’den ve Müdafaa-i Hukuk’tan bahsediyorum. Bağımsızlıkları için direnen ve sonunda işgalcileri yurtlarından çıkaranlardan bahsediyorum.

Yok hala diyorsanız “Ne alakası var?”, bir şey demiyorum.

* * *

Artık Obama var.

Change, Can You Believe In? 

Göreceğiz bakalım; kepçe kulaklı, well done kıvamlı yeni ”Kunta Kinte” USA’in imajını toplayabilecek mi?

‘Ot’sanız size göre yanıt: “Evet”

Bana göre ‘same shit different day‘.

Boşverin, Amerika’lılar hep başarılıdır bu konuda.

Kurban 2008

9 December, 2008 (19:19) | Serbest | By: Mustafa Kutsal

Kurban Bayramımız mübarek olsun!

Bu yıl 8 senedir kurban kesiyor oluyorum.

İlk kurbanımı da 2000′de kesmiştim. Diğer bir deyişle ’99 depreminden sonra her yıl kesiyorum artık.

Son 3-4 senedir de ‘bizzat’ kendim kesiyorum.

Allah kabul etsin diyelim…

* * *

Malesef kurban kesim olayı bizim ülkemizde, özellikle de İstanbul’da, rezil bir manzara çıkarıyor ortaya.

Çöplüklerde, metrük binalarda, boş arazilerde moloz yığınları arasında kovalanan eziyet edilen hayvanlar, pislik içinde hunharca boğazlama görüntüleri…

Bu görüntülerin bir ibadete ait olduğundan emin değilim açıkçası, daha fazlasını söylemeye gerek yok.

* * *

Ben nasıl kesiyorum?

Gözlerine mendili bağladım ve hayvanı yatırdıktan sonra sakinleşmesini bekledim. Bu sırada teşrik tebirlerini okudum.

Bıçak gayet keskindi.

Boğaz üzerinde doğru yeri buldum. Hayvanın başını arkaya doğru gerdirdim.

Bir defada atardamarları kestim.

Kanın sonuna kadar akmasını ve hayvanın kan kaybından ölmesini bekledim.

Omuriliği kestim ve hayvanın tam hareketsiz kalmasından sonra başını ayırdım.

 

İnsan olamamışlar nasıl kesiyor?

Hayvanı eziyet ederek kesmeye götürüyorlar. Korkudan kalbi küt küt eden hayvancığın başında bir dakika bile beklemeden davranıyorlar.

Kanlı, pis, kör bıçaklarla kesim yapıyorlar.

Doğru yeri bulamadıkları için defalarca boğazı kesmeye çalışıp hayvanın canını iyice yakıyorlar.

Daha hayvan canlı iken, boğazından kan boşalırken, boynunu kırıyorlar.

 

* * *

 

Her yıl olduğu gibi yine bazı insanlar, sözde insancıllar, “kurban kesme” olayını barbarlıkmış gibi göstermeye çalışıyorlar.

Hatta batılılar açıkça kurban kesen müslümanları aşağılıyorlar. Ancak benim bildiğim kadarıyla şimdiye kadar hiçbir memeli hayvanın soyu kurban kesimi nedeniyle tükenmedi. Buna rağmen aşağılık ve açgözlü batı uygarlığı; her geçen gün canlı türlerinin sayısının azalmasına ve dünyanın daha da kirlenmesine neden oluyor.

Doğanın kanunu gayet açık: İnsan besin zincirinin en üstünde ve bu hayvanlar bizim beslenmemiz için var.

Dinin gereği de öyle: Kurban kesmek Allah’a karşı bir kulluk gösterisi, bir boyun eğme ve itaat etme ibadeti.